Pazar, Temmuz 4

mer-ha-met

evde otururken yemyeşil bir ormanda hiç de rahatsız etmeyen bir yağmurla ıslandığını hayal edebilirsin. kuytular -iç-inde olmasın. ve o boşluk, o tek bırakılmışlık hissi lazımdır belki insana. allahın nusreti ne zaman deme sınırından bahsedebiliriz. ya da her insanın sınırlarının değişkenliğinden. insanların taşıyabileceği yüklerin ve ağırlıklarının değişkenliğinden. ve her insanın yaşadığı sürece akıttığı gözyaşını topladığında eşit miktarların çıkmaması şaşırtıcı falan değildir. mühim olan merhamettir. mühim olan ayırd etmeyen mer-ha-met. ve sen evde otururken çok uzak hiç bilinmeyen şehirlerde yaşayan hiç tanımadığın insanların omzuna başını koyabilirsin. ve belki de budur mer-ha-met.

2 yorum:

ayaküstü dedi ki...

çok çok beğendim. konudan konuya geçerken kopuk olmaması, konuların duygusal etki bırakması ve saire... düşün-enden; düşün-dürücü bir şey yine:)

gelişiyor sanki :)

elif dedi ki...

teşekkürler numan. bu günlük gibiydi zaten biraz. cümlelere özenilmedi filan. öyle işte :)