Pazartesi, Aralık 31

sartre ve özgürlük

sartre, dostoyevski’nin, “eğer tanrı olmasaydı herşeye cevaz vardı” sözünü hareket noktası olarak alır. sartre’ye göre, kendinde ve kendisi için olmak üzere iki tür varlık vardır. insan, kendisi için varlıktır ve varoluşu özünden önce gelir. bu durumda eğer tanrının varlığı kabul edilirse, insan önce tüm özellikleriyle tanrının zihninde olacağından, tayin edilmiş olur. tanrı olmadığı durumda, insan tabiatı da olmaz ve varoluş özden önce gelmiş olur. yani insan önce mevcut olur, daha sonra kendini inşa etmekle ve özünü meydan getirmekle uğraşır. insanın seçim yapması dışardan gelen şartlarla değil, onları kendi anlamlandırmasıyla olur. başka bir ifadeyle seçim yapması kendi projesidir. insan projelerini seçip onları gerçekleştirirken kendi özünü meydana getirir. hürriyeti seçmemiştir, hürriyete mahkumdur. sartre’ye göre, a priori bir insan tabiatı olmadığından, insanın her hareketi insanidir, gayri insani diye birşey yoktur. insan kendisinden olduğu kadar, bir insan türü oluşturduğu için diğer insanlardan da sorumludur.

kaynak: necati öner, insan hürriyeti, vadi yayınları

Pazar, Aralık 9

güzel şarkılar 15

intihar eden kişiler ilginçtir. hele de ayaklarının altında dünya seriliyken intihar edenler..


i'll tell you why i don't want to know where you are
i got a joke i've been dying to tell you
a silent kid is looking down the barrel
to make the noise that i kept so quiet
i kept it from you, pitseleh
i'm not what's missing from your life now
i could never be the puzzle pieces
they say that god makes problems
just to see what you can stand
before you do as the devil pleases
and give up the thing you love
but no one deserves it
the first time i saw you, i knew it would never last
i'm not half what i wish i was
i'm so angry
i don't think it'll ever pass
and i was bad news for you just because
i never meant to hurt you

Perşembe, Kasım 22

yaşlanmak

sanırım yaşlanmak, aynı olayların giderek daha derin izler bırakması..yaşlandıkça derinleşiyor..çocukken üzülür, ağlar hemen unuturduk..şimdi üzülüp ağlıyoruz, ama bir türlü unutamıyoruz..

Salı, Kasım 13

solaris replikler

tabi ki andrey tarkovski olan..neyse dönelim repliklere ama öncelikle belirtmek isterim ki, aydınlatıcı bir film..hele bazen olayın içine aşırı girip fantastik cennet tasavvurları oluşturabiliyorsunuz..

- gerçeğe karşı vazife önemsenmesi gereken tek şeydir.
- biz, başka dünyalar istemiyoruz, sadece içinde kendimizi görebileceğimiz bir ayna..
- insan kaybedebileceğini sever.
- biz, hayatı onu anlamlandırmak için sorguluyoruz..

aslında daha güzel cümleler vardı ama izlerken not ettiğim bunlarla sınırlı kaldı..

Cumartesi, Kasım 10

meslek meslek dediğin

john locke, çok ilginç bir şekilde sevmediği bir mesleği olan biriyle aynı hisleri yaşamış bir dönem hayatında. hayalindekini değil eğitim aldığı mesleği yapmış.

adam üniversitedeyken tıpla ilgili ibn-i sina dahil okumuş etmiş ancak diploması olmadığından hekimlik yapamamış. ancak azmin zaferi işte, bir partide tanıştığı adam ona danışmanlık ve özel hekimlik teklif eder( diploması hala yok), adam başbakan olur ve gelir diploma. hakkını yemeyim diploma torpille değil okulla da geliyor olabilir ancak o döneme rastladığı kesin.

hey gidi john locke, ben de sağlık okudum, felsefe yapmak istiyorum, zamanında olsa diplomaları değişelim derdim.

Pazar, Ekim 28

ah müjgan ah

"gözleri dört defa lacivertti müjgan'ın."

eklemek istedim









                                            skrik